Doga ile kaynasmis bir kent…
Bursa, tarihteki önemi ile oldugu kadar, essiz dogasi ile de dikkati çeken bir kenttir. "Yesil" rengi adeta bu kentle özdeslesmis, onun simgesi olmustur. Yesil Bursa'nin il sinirlari içinde birçok dogal güzellik yer almaktadir. Bunlarin basinda ise tüm heybetiyle bu kenti saran Uludag gelir.
Antik dönemde Olympos Misios adiyla anilan Uludag, 2543 metrelik yüksekligi ile Bati Anadolu'nun en yüksek dagidir. Uludag, olaganüstü dogal yapisi, flora ve faunasinin zenginligi ile 1961 yilinda Milli Park ilan edilmistir. Türkiye'nin en önemli kis sporlari ve kis turizmi merkezi olan Uludag, yaz aylarinda da kampçilik, trekking, ve günü birlik piknik gezileri için vazgeçilmez bir doga harikasidir.
Bursa sinirlari içinde, doga ile tarihin bir arada yasadigi bir essiz güzellik de Uluabat Gölü kiyisindaki Gölyazi Köyü'dür. Ilkbaharda yükselen sular nedeniyle yari bellerine kadar su içinde kalan agaçlar, yine bu sularda sevgi dolu bir melodi gibi süzülen ördekler, arnavut kaldirimli dar sokaklar; antik çagda Apolyont olarak bilinen bu köyün güzelliklerinden yalnizca birkaçidir. Tümüyle SIT alani olan bu bölge, özellikle Apollon Tapinagi ve kilisesi ile dikkati çeker.
Bursa- Çanakkale yolunun 45. km.'sinde yer alan Kus Cenneti ise, Bursa'nin bir baska dogal ayricaligidir. Tavuskuslari basta olmak üzere; sülün, keklik gibi birçok kus çesidinin barindigi Kus Cenneti, mavi selvi, limoni selvi, ladin, sedir gibi agaçlariyla da görülmeye deger gerçek bir cennet. Kus bilimcilerin inceleme yapmak için bol bol ziyaret ettikleri Kus Cenneti, güzelligiyle tüm ziyaretçilerini büyülüyor.
Mustafa Kemal Pasa'dan 10 km. uzaklikta bulunan Su Uçtu, dogayla bas basa kalmak isteyenlerin, bu isteklerine fazlasiyla cevap veren bir yer. Bölgeye adini veren 11 çaglayan, yillarin yorgunlugunu bir anda insanin üstünden silip atabilecek bir etkileyicilige sahip. 38 metre yükseklikten, kendisini özgürlüge birakan sularin mutluluk dolu sarkisi insanin ruhunda bambaska duygularin kapilarini araliyor.
Bursa'nin merkezinden yalnizca 12 kilometre uzaklikta, dogalligindan hiçbir sey kaybetmemis baska bir güzellik, konuk eder kendisini görmeye gelenleri: Misi Köyü. Sinirsiz yesilligi, sögütleri, meyve agaçlari ve bir köprü gibi gökyüzüne uzanan kavak agaçlariyla, antik çagda baslayan bir öykünün, günümüze kadar gelen duygu dolu cümleleri Misi Köyü. Köy meydanindaki kahvehanesi, rengarenk boyali tipik Osmanli evleri ve güleryüzlü insanlariyla Misi Köyü; safligin, en dogru anlatimi.
Bursa'nin, Bizans döneminde bile ünlü olan dogal ayricaliklarindan birisi de sifali kaynak sulari ve bu sulardan rahatça yararlanabilmek için insa edilmis kaplicalaridir. Bizans zamaninda yapilan kaplicalar daha sonradan harap olmussa da, ardindan insa edilen Türk hamamlari Roma plan tipinden oldukça etkilenmistir. Bursa'nin kaplica sulari, Bademli Bahçe ve Çekirge bölgelerinden çikmaktadir. Her iki bölgeden çikan sularin kimyasal analizleri farkli olup, Çekirge sularina çelikli, Bademli Bahçe sularina ise kükürtlü sular denilmektedir. Bu sulardan sifa bulmak amaciyla her yil düzenli olarak gelen birçok turist vardir.
Bursa'da yesil kusak kapsaminda, kente bol oksijen saglamak, yeni bir dinlenme ve saglikli spor alanlari kazandirmak amaciyla 1998 yilinda "Soganli Botanik Parki" hizmete açilmistir. Soganli Botanik Parki; 400.000 m2'lik alaninda, 150 türden 8000 agaç, 76 türden 100.000 çali, 20 türden 50.000 yer örtücü ve 27 türden 6000 gül ile Bursa Ovasi'ni korumakla birlikte, bitkisel arastirma ve bilimsel çalismalara açik bir parktir.