Bereketli topraklar, ipekli kumaslar…
Tarih boyunca ekonomik ve külltürel anlamda önemli bir yerlesim alani olan Iznik’e göre daha genç bir kent olan Bursa, ekonomik önemini Osmanli ile birlikte kazanmaya baslamistir. Ilerleyen yüzyillar boyunca dev bir imparatorluk haline gelecek olan Osmanli Devleti’nin ilk baskenti Bursa, bu konumundan dolayi hizli bir gelisim sürecini yasamaya baslamis ve zaman içinde ticari hayatin bütün renklerini bünyesinde barindirir hale gelmistir.
Bereketli ovasi nedeniyle tarim, imparatorluk döneminde Bursa ekonomisinin lokomotiflerinden biri olmustur. Ancak kentin Ipek Yolu üzerinde önemli bir durak olmasi, ipek böcekçiliginin ve dolayisiyla dokumaciligin önemini tarimin önüne tasimistir. Öyle ki, Bursa hala ipekli kumaslari ve tekstil ürünleri ile anilan bir kenttir.
Bu gelisme 1500’lü yillarin sonuna dogru neredeyse zirve noktasina ulasmistir. 1491 yilinda yapimi tamamlanan ve Ulucami’nin hemen yaninda yer alan Koza Han, bütün ülkenin hatta dünyanin en önemli ipek merkezi olmustur. Kervansaray olarak insa edilen bina, günümüzde ekonominin nabzinin attigi is merkezlerinin ilk örneklerinden biridir ve hala ipek kozasi alim-satim islerinin yürütüldügü yerdir. Bursa’ya gelen turistlerin ugramadan kentten ayrilmadigi han, bugün rengarenk ipek kumaslarin satildigi dükkanlaryla isiltisini koruyor.
Bursa’da, isiltili vitrinleri ile günümüzde de cazibesini koruyan bir baska mekansa Kapaliçarsi’dir. Imparatorlugun en güçlü zamanlarindan itibaren kentin en güzel kumaslarinin, en nadide mücevherlerinin satisa sunuldugu çarsi, eski günlerindeki kadar olmasa da hala önemini korumaktadir ve yüzyillar boyunca ekonomik dengelerin olusumunda büyük rol oynamistir. Günümüz Bursa’sinda ise bu görev büyük bir oranda alisveris merkezlerinin üzerindedir. Kentin içinde ve disinda yer alan bu merkezler hem ekonomik hem de kültürel anlamda yasamin önemli bir noktasinda yer almaktadirlar. Kendi içlerinde gerçeklestirdileri kültürel ve sanatsal aktiviteler kent yasamini canlandirirken, sunduklari imkanlarla spor ve eglenceye yönelik renkliligi de Bursalilar’a tasimaktadirlar. Ipekçilik nedeniyle dokumaciligin da hizla gelistigi Bursa, ilerleyen yüzyillarda bu konuda önemli gelismeler yasamistir. 18.yy. sonlarinda baslayan havlu dokumacilgi bugün hala devam etmekte ve üretilen havlular dünyanin dört bir yaninda alicilarini bulmaktadir. Bu nedenle Bursa biraz da havlunun baskentidir aslinda.
Günümüzde de tarihin biraktigi bu mirasi iyi kulanan Bursa, Türkiye’nin tekstil merkezi olma özelligine sahiptir. Hatta kentteki is istihdaminin büyük bir bölümü bu sektörde yogunlasmaktadir. Bursa’da tekstil sektöründe faaliyet gösteren 8000 civarinda irili ufakli isletmede yaklasik 60.000 kisi çalismaktadir.Türkiye’de kurulu 11 sentetik iplik fabrikasinin 8’i Bursa’da bulunmaktadir. Yine sentetik iplik üretimi olarak bakildiginda Bursa, ülkenin toplam kapasitesinin %75’ine sahiptir.
Dokumacilgin yaninda tarim da önemli bir ekonomik deger olmustur Bursa’da. Örnegin, zeytincilik bugün de önemini koruyan bir ekonomik degerdir. Ancak daha küçük hacimde üretimine devam ediliyor olsa da, Bursa’da yetisen seftali ve kestane bütün ülkenin tanidigi lezzetler arasindadir. Bursa’da üretilen kestane sekeri ise kentin mutfak kültüründe önemli bir yere sahiptir. Ancak gün geçtikçe sanayi kenti kimligini kazanmaya devam eden Bursa’da tarim, ekonomik önemini yitirmektedir.
Bursa’da tekstil kadar öneme sahip olan bir baska sanayi daliysa otomotivdir. Kent merkezinde yer alan iki otomotiv devi Tofas-Fiat ve Oyak Renault, otomotiv yan sanayiinin de gelismesinin en büyük nedenidir. Dolayisiyla bu sektör Bursa ekonomisinin can damarlarindan biridir.